HABERLER

Taşımacılıkta Türkiye’nin En Köklü ve En Büyük Şirketi Altur

 Gönlünü Kaptırdığı Galatasaray’a Verdiği  Hizmetlerle Ve Sempatik Tavırlarıyla Türkiye’nin Tanıdığı, Sevdiği Abdurrahim Albayrak Tarafından Kurulan Altur, Personel Taşımacılığında Türkiye’nin En Köklü Ve En Büyük  Firması Konumunda. Altur, Direksiyona Geçen Genç Kuşak Temsilcisi Oğul Hikmet Albayrak İle Geleceğe Doğru Emin Adımlarla İlerliyor. Hikmet Albayrak İle Albayrak Ailesi, Sektör Ve Galatasaray Üzerine Konuştuk.

Sizi tanıyabilir miyiz?
İş hayatına ne zaman ve nasıl adım attınız?
Aslen Rizeliyim. 1983 İstanbul doğumluyum. “İstanbul Üniversitesi Ekonometri” mezunuyum. ABD’ de San Diego State Üniversitesi’nde İşletme mastırı yaptım. 13 yaşındayken babam bir gün “Haydi iş yerine gidiyoruz” dedi. “Ne yapacağım” dedim. “Fotokopi çekeceksin” dedi. O gün bu gündür taşımacılık işinin içindeyim. Fotokopi çekerek iş hayatına başlamış oldum.

Ekonometri bölümünde okudunuz ve yurt dışında eğitim gördünüz. Taşımacılık sektörü dışında bir iş yapmayı hiç düşündünüz mü?

Burada kurulu bir düzen vardı. Ekonometri okuduktan sonra Amerika’da Master yaptım. Bu tecrübem sonrasında işlerin aslında böyle yürümediğini, şartların çok zor olduğunu gördüm.  Altur  taşımacılıkta Türkiye’nin en eski ve en büyük şirketi. Yönetim kadromuz da zaten bu işi Türkiye’de oturtan kişilerden oluşuyor. Ki biri babam Abdurrahim Albayrak; 36 senedir bu işi yapıyor. Genel müdürümüz olsun servis müdürümüz olsun hepsi 20-25 senedir sektördeler ve hepsi bu işte Türkiye’nin en iyileri. Bu deneyimli ve uzman kadronun yanında tecrübe kazanmak benim için avantaj oldu. Sonrasında da taşımacılık işinde başarılı olacağımı anladım. O yüzden seçimim bu yönde oldu.

ALTUR 7500 ARAÇLAR SEKTÖRE YÖN VERİYOR
ALTUR ne zaman kuruldu? Tarihçesine bakarsak neler söyleyebiliriz?

Babam Abdürrahim Albayrak Türkiye’de servis taşımacılığının öncülerinden. İlk olarak bir arabayla başlamış. Rize’den Almanya’ya gitmiş, çalışmış ve biriktirdiği parayla bir minibüs almış. O minibüsle çalışarak para kazanmaya başlamış. Gece eve gidemez, minibüste yatarmış. Tek başına günde 10-15 servis çekermiş. Almanya’da inşaatta çalışırken oradaki disiplinden çok etkilenmiş. Biz personelden önce gelir ve en son çıkarız. Bu alışkanlığı bize baban kazandırdı. 1976 başladığı bu işe ALTUR’u kurarak devam etmiş. Şu anda ALTUR 7500’ün üzerinde araçla hizmet veren, 35 senelik köklü bir firma olarak sektöre yön veriyor.

Bu araçlar özmal mı?
Hepsi özmal değil, taşeron. Biz hem personel taşıma hem de şirketlere uzun dönem filo kiralama işi yapıyoruz. Filo kiralamada 5000 aracımız öz mal. Bir de otomotiv olarak Volkswagen ve Seat var. Biz 6 kardeşiz ve 6 kardeşin 6’sı da ayrı ayrı şirketlerin başında. Biri otomotivde, biri filo kiralamada, biri finansın başında. Ben de personel taşımanın başındayım. Babama hepimizi ayrı bir yere koyarak yetiştirdi. Amerika’dayken aile şirketi yönetimi dersi almıştım. 3. nesile aile şirketleri çok zor geçiyor. Genelde 2. Nesil yürütemiyor. Biz herkesin görevini ayırarak, herkesin bölgelerini, sorumluluklarını ayırarak şirketi geleceğe taşıyacağız.

KADEMELİ ÇALIŞMA SAATLERİ TRAFİĞİ ÇÖZER
7500’ün üzerinde araç çalıştırıyorsunuz. Sektörde ne gibi sıkıntılar yaşıyorsunuz?

Bizim aslında en büyük sıkıntımız İstanbul Trafiği. Yeni yollar ve Metrobüsün yapılması trafiği biraz rahatlattı ama İstanbul ulaşımında inanılmaz bir araç fazlalığı var. Geçen gün Trafikten Sorumlu Emniyet Müdürlüğü”nü ziyaret ettiğimizde bize bazı rakamlar verdi. İstanbul’da 3 milyon araç varmış. Bu 3 milyon aracın aynı anda trafiğe çıktığını düşünün.  Servis araçları trafiğin sorumlusu olarak gösteriliyor. Servis aracı olarak bizde 7500 araç çalışıyor ve iki yüz bin kişiyi taşıyoruz. Yani aslında servisler İstanbul trafiğini rahatlatıyor. Kademeli olarak çalışma saatleri ayrılırsa trafik rahatlar diye düşünüyorum.   Örneğin; tekstilde çalışanlar 7’de, devlet daireleri 8’de, okullarda 9’da başlatılsın gibi. Çıkışlar bu saatlere göre ayarlanırsa hem trafik rahatlar hem de çalışma maliyetlerimiz azalır. İSTAB bunu bir proje olarak sundu. Biz de bakanlığa bir yazı yazdık. Bu konudaki çalışmamız devam ediyor. Bence İstanbul trafiğini çok rahatlatacak bir proje olur.

SERVİSLER İÇİN PARK ALANLARI GEREKLİ
Servislerin park sıkıntısı çektiğini biliyoruz. Park sorunu hakkında neler söyleyeceksiniz?
Maslak, Büyükdere, Gayrettepe gibi yerlerden nasıl servis kaldıracaksınız? Aracı park edemezsen yolcu alamazsın, etsen yol kapanacak. Bence iş yerlerini yaparken kesinlikle otopark yapma zorunluluğu olmalı. Ancak böyle bir uygulama İstanbul için çok zor görünüyor.
Genelde servislerden sonra araçlar bazı evlerin önüne park ediyor.  İnsanlar rahatsız oluyor ama bize de bir yer gösterilmesi lazım. Bu insanlar tekrar arabayı alıp evlerine dönemezler, orada beklemeleri lazım. Maslak, Avcılar gibi bölgelere sadece servis araçları için bir park alanı oluşturulabilir. Bu da trafiği rahatlatır.

FİRMALAR SINIFLANDIRILMALI
Yetkilendirme konusunda sıkıntılarınız var mı?
Bu konuda İSTAB’ın bir çalışması var. Daha doğrusu bizim bir isteğimiz var. Şu anda her firmanın her ihaleye girmesine biz çok sıcak bakmıyoruz. Bu iş için çok büyük yatırımlar yapan firmalar var. Ama küçük ölçekli firmalar, yani 50-100 araç çalıştıran bir firma gidip 300-400 arabalık bir işe fiyat verirse çok gerçekçi olmuyor. Sadece gelip oradaki rekabeti kızıştırıyorlar. Herkesin kendi kapasitesine göre hareket etmesi gerekiyor. Firmalar çalıştırdıkları personel ve araçlara göre A-B-C veya 1-2-3 diye sıralanabilir. Bütçe ve büyüklüğe göre sınıflandırma yapılabilir. İşlerin ihalesine de bu ölçütlere göre girebilir.

OTOBÜS A.Ş. KONUSUNDA KARARSIZIZ
Otobüs A.Ş.’nin ihalesine girmeyi düşünüyor musunuz?
Biz hep sağlam adımlarla kontrollü büyüme yolunda adımlar attık. Personel taşımacılığında biz 1 numarayız. Biz hep zirveye oynamak isteriz. Otobüs A.Ş. için kendi aramızda bir toplantı yaptık. Konuyu değerlendiriyoruz. Şu anda düşünüyoruz ama kesin bir kararımız yok.

BABAMI ÖRNEK ALIYORUM
Peki, birazda Abdurrahim Albayrak’ı konuşalım. Bize biraz kendisinden bahseder misiniz?         
Abdürrahim Albayrak hem babam hem de iş hayatında model olarak kendime örnek aldığım kişidir. Çok çalışkan, disiplinli her zaman önce işin geldiğini bize öğreten birisidir. Tam bir iş aşığı diyebiliriz. Bize paranın nasıl zor kazanıldığını, her zaman çok çalışarak bir yerlere geleceğimizi gösteren, şirketi daha da ilerlere götürmemiz konusunda yol gösteren kişidir.  O, herkesin bildiği gibi Galatasaray aşığıdır. Ben de onun yolundan gidiyorum. 9 yaşından beri Galatasaray’ın bütün maçlarına gittim. Bizim bütün ailemiz Galatasaraylıdır. Hepimizin kombinesi var ve her maça gideriz.

GALATASARAY ŞAMPİYON OLACAK
Konu Galatasaray’a gelmişken, Galatasaray’ın son durumunu nasıl görüyorsunuz?
Geçen sene Galatasaray’ın kötü gidişi 3-4 senede toparlanamaz denilmişti ama bir yönetim bir de teknik direktör değişikliğiyle Galatasaray futbol takımı gayet başarılı bir noktaya geldi. Şampiyonluğun en güçlü adayı konumunda. İnşallah da şampiyon olacak.

BABAMIN GALATASARAY’A BAŞKAN OLMASINI İSTEMİYORUM
Abdurrahim Albayrak ilerleyen zamanlarda Galatasaray başkanlığını düşünüyor mu? Sizin bu konudaki fikirleriniz nelerdir?
Babam Galatasaray kulübünün başkanlığını yapmayı çok istiyor ama yoğun tempo nedeniyle çok yorulacağına ve yıpranacağına inanıyorum. Sağlık koşulları açısından endişelerim oluyor tabi ki. Bu yüzden açıkçası başkanlık yapmasını istemiyorum.

http://www.halkulasim.com/?p=2898